Mayıs 17th, 2012 § § permalink
->
Yeni gelen erata yzb. sırayla nereli olduklarını sormaktadır.
-Ispartalıyım.
-Adanalıym.
Sıra Nuh’a gelirNuh:
-Sivaslıyım gadasını aldığım yüzbaşım der.
Yüzbaşı:
-Senin şiven Kayseriliye benziyor.Doğruyu söylesene der.
Bizim Nuh:
-Sivaslıyım gözünün yağını yediğim.
Yzb.Nuh’u kulağından tutup,
-Son kez soruyorum doğruyu söylüyormusun?Yoksa seni vuracağım der.Öbür eliyle de çıkardığı tabancasını Nuh’un kafasına dayar.Yzb.adeta deliye dönmüştür.Bunun üzerine Nuh mırıldanır bir sesle:
-Gayseriliyim yüzbaşım der.
Yzb:
-Peki şimdiye kadar niye söylmedin?Diye kükreyince bizim Nuh:
-Öğünmek gibi olacaktı da yüzbaşım…
Aralık 11th, 2011 § § permalink
->
Temel askerliğini yunan sınırında yapıyormuş.
Temel’in canı çok sıkılıyormuş.
Yunan’a bir ıslık çalmış elleriyle “Havacı mısın?” işareti yapmış,Yunan aldırmamış.
Bir ıslık çalmış elleriyle “Karacı mısın?” işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış “Denizci misin?” anlamında yüzme işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak “Topçu musun?” demiş, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış “Gözcü müsün?” anlamında dürbün işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Nöbetler değişmiş sıra yine Temel’le Yunan’a gelmiş.
Yunan’a hadi sınıra git demişler Yunan da:
- “Ben oraya gitmem. Orada bir deli Türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor..”
Google Arama:
Aralık 11th, 2011 § § permalink
->
Bir gün İran hükümdarı Şah İsmail düşmanı olan Yavuz Sultan Selim hana bazı hediyeler yollar. Ama bu hediyeler çok değerli hediyelerdir. Halılar, altınlar, gümüşler yakutlar, deve deve yemişler ve ayrıca da sandık dolusu hediyeler. Hediyeler Yavuz’a getirilir açılır, ama o da ne! İçeriyi bir koku kaplar. Çok kötü bir koku, nedir bu diye hepsini aramaya başlar. Birde bakarlar ki, sandığın dibine insan dışkısı konulmuş.
Yavuz Sultan Selim hemen buna bir cevap vermek için ulemalarını, hocalarını toplar. Buna iyi bir şekilde cevap verilmesi gerekmektedir. Fakat, yine cevabı kendisi bulur ve aynı hediyelerden kendiside hazırlatır. Vezirine kendisine bir kutu gül lokumu getirmesini ister ve lokumun altınada bir not yazar ve elçiyle Şah İsmail’e yollar. Şah İsmail hediyeleri kabul eder ama içinde bir tereddüt, acaba o bana ne dışkısı yolladı mı diye düşünürken, içeriyi birden lokum kokusu sarar ve de çok güzel kokmaktadır. Vezir lokumu ikram eder. Şah önce başkaları tatsın en son ben tadarım diyerek kendine göre önlem alır. Herkes lokumları yedikten sonra sıra şah İsmail’e gelir, Şah lokumu yer ve altındaki not gözüne ilişir.
Notta şöyle yazmaktadır:
‘İsmail herkes kendi yediğinden ikram eder’
YAVUZ SULTAN SELİM
Aralık 4th, 2011 § § permalink
Komutan emir erini çağırmış: – “Bana çabuk bir lazer yazıcı bul getir.” – “Emredersin komutanım.” Bir saat sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş. – “Lazer yazıcıyı getirdim komutanım.” – “Hani nerde lan?” – “Komutanım bu arkadaş laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır!” – “Ulan iyi ki, scanner istememişiz be!”
Aralık 4th, 2011 § § permalink
Komutan karargah garajına telefon açar: – “Zırrr Zarrr…” – “Aluuu” – “Şu anda garajda kaç tane araç var?” – “Şu anda i*ne generalin jipinden başka bi poh yok!” – “Ulan sen kiminle konuştuğunu biliyor musun? Ben o generalim!” – “Yaa öyle mi? Eee peki siz kiminle konuştuğunuzu biliyor musunuz?” – “Yooo…” – “O zaman bay bay **ına godumun generali!”