Kasım 29th, 2011 § § permalink
->
Karadeniz kiyisindaki temelin oteline tam pansiyon kalmaya gelen istanbullu turist iki gun sonra feryadi basmis:
- Seyahat acentasi bizi buraya yollarken “yemekte serbest secim” diye yolladi. Oysa iki gundur yemeklerde hamsiden baska birsey yok. Nerede serbest secim?
-Temel aciklamis:
-İster yersiniz ister yemezsiniz. iste size serbest seçim..
Google Arama:
Kasım 17th, 2011 § § permalink
->
Bir gün Muş’lunun biri Kayseri`li birini görür ve Kayseri`liye sorar,
-Hemşerim siz neden uyanıksınızda biz uyanık değiliz der,
Bunun üzerine Kayseri`li
-Ha sen git şurdan bir kilo balık al gel der
Balığı yemeye başlarken Kayseri`li
-Sen kafasını ye kafası insanın zihnini açar der.
Aradan bir süre geçer ve Muş`lu sorar
-Hemşerim kafasını yiyom sen etli tarafını yiyon ve bişey anlamıyom olmaz böyle şey diyor ve itiraz eder,bunun üzerine
-Bak gördün mü nasıl akıllandın.
Kasım 17th, 2011 § § permalink
->
MUTFAK malzemesi üretenler, çok özel bir yemekte bir araya gelmişler.
Masadaki son model çatalı gören Mişon, “Bunun benzerini yapayım” diye, çatalı iç cebine atmış. Bunu da Kayserili’den başkası görmemiş.
Yemekte, herkes bir fıkra anlatmaya başlamış ve sıra Kayserili’ye gelince;
“Valla ben sizler gibi güzel fıkra anlatamam ama bir sihirbazlık gösterisi yapabilirim” demiş ve masadaki çatalı alarak “Bakın şu çatalı, ceketimin iç cebine koyacağım, Mişon’un ceketinin cebinden çıkacak” dedikten sonra masadakilere hitaben “Bakın bakalım Mişon’un cebine” demiş.
Ardından Mişon, ceketinin iç cebinden çıkan çatalı, masaya koymak zorunda kalmış.
Kayserili de hem rakibini ekarte etmenin, hem de kendi fabrikasına götüreceği, son model çatalı kazanmanın keyfini sürmüş…
Google Arama:
Kasım 10th, 2011 § § permalink
bir gün bi dede bir restorantın önünden geçmiş. restorantın önünde sen ye torunun ödesin yazıyormuş. Dede şuraya giriyimde karnımı güzelce bi doruyum demiş.nasıl olsa ben ödemeyeceğim demiş.girmiş içeri bütün yemeklerden sölemiş.dede çıkarken garson para istemiş.dede:ama burda sen ye torunun ödesin yazmıyormu demiş.garsonda tamam yazıyo ama bi zamanlar senin deden de geldi burada yemek yedi onun parasınıda vermedi dede
Kasım 4th, 2011 § § permalink
ıki kardeş, yeni gelen valiyi yemeğe davet ederler. Vali gelir, sofra kurulur ve yemekler yenmeye başlanır.
Valinin bir tarafında küçük kardeş, diğer tarafında da büyük kardeş oturmaktadır. Vali ortada çok küçük görünür. Büyük kardeş ortaya gelen kuzunun bir budunu koparıp alır.
Sonra küçük kardeş de diğer budunu koparır. Vali ise budun ucundan küçük bir parça
koparıp yavaş yavaş kemirmeğe başlar. Valinin durumunu fark eden küçük kardeş:
“Yav vali efendi, o ne öyle şey kadar parçayi almışsın, evirip çevirisin. Bizim gibi yapsana” der.
Vali herkesin içinde kıpkırmızı olur. Bu arada büyük kardeş olayın farkına varır ve kardeşine çıkışır, durumu düzeltmeye çalışarak:
“Oğlum itoğlit, hadi vali bi bok yedi. Yani onu yüzüne mi vurmak lazım. Kalk kaybol gözümün önünden” der.