Ocak 22nd, 2012 § § permalink
->
Bazen işler yolunda gitmez ve cinlerimiz tepemize çıkar ve sinirimizi başkasından çıkartırız! Ama böyle durumlarda sinirimizi tanıdığımız birinden değil de, hiç tanımadığımız birisinden çıkartmak daha iyidir.
Bir gün arkadaşıma telefon edecektim, numarayı çevirdim, bir erkek ‘alo?’ dedi, ben ‘Zeynep’i aramıştım’ deyince, adam bağırarak ‘s…..git lan, doğru numarayı çevir!’ demez mi! Bir insanın bu kadar kaba olabileceğine inanamadım. Sonra gerçekten arkadaşımın son iki numarasını şaşırdığımı farkettim.
Ama birden aklıma bir şey geldi. Bilerek, tekrar yanlış numarayı çevirdim. Karşıma yine aynı adam çıktı. Ve ‘alo’ deyince, ‘sen eşşolueşeğin tekisin’ deyip, telefonu yüzüne kapattım. Sonra o numarayı yazıp yanına ‘eşşolusu’ diye not ettim.O günden sonra, ne zaman bir şeye sinirlensem, öfkelensem, eşşsolusu’nu çevirip, ‘sen eşşolueşeğin tekisin’ deyip kapatıyor ve rahatlıyordum.
Bir gün alışveriş merkezinde tam park yeri bulmuşken, siyah bir bmw benim saatlerdir beklediğim yere girmez mi! Korna çaldım ama aldırmadı, arka camında ‘satılık’ ilanı ve telefon numarası vardı. Hemen numarayı not ettim. Eve dönünce, numarayı aradım, karşıma bir adam çıktı.
‘Siz, siyah satılık bmw’si olan kişi misiniz?’
‘Evet’
‘Arabayı nasıl görebilirim?’
‘ Suadiye, Akın sokak, 34 numara, araba tam evin önünde duruyor’
‘İsminiz?…’
‘ Mehmet…..’
‘Ne zaman müsait olursunuz Mehmet Bey?’
‘Her akşam 6′dan sonra evde olurum’
‘Sana bir şey söyleyeceğim Mehmet..’
‘Evet?…’
‘Sen eşşolueşşeğin tekisin’
Ve telefonu yüzüne kapattım, onun numarasını da yazdım ve yanına ‘eşşolusu 2′ diye not aldım.
Bundan sonra iki tane eşşolusu vardı. Bir gün eşşolusu 1′i aradım. Telefonu açıp da ben ‘Sen eşşolueşeğin tekisin’ der demez, ‘Senin kim olduğunu bir bulursam.. .’
‘Ne yaparsın?’
‘Kıçına tekmeyi yiyeceksin!’
‘O zaman sana adresimi vereyim de gel’
‘ Ver de gör gününü!..’
‘Suadiye, Akın sokak, 34 numara, siyah bir BMW var kapıda..’
‘Hemen geliyorum, son duanı etmeye başla!’
‘Hah, hah ödüm koptu’ deyip telefonu kapattım. Sonra ‘eşşolusu 2′ yi aradım, ona da ‘sen eşşolusueşeğin tekisin’ deyince, çok kızdı, kim olduğumu bilse beni öldüreceğini söyledi, ona ‘öyle mi, birazdan geliyorum, bekle’ dedim.
Ve hemen polisi arayıp, Suadiye, Akın sokak 34 numarada oturan gay sevgilimi öldürmeye gittiğimi söyledim. Peşinden magazine meraklı bir tv kanalını arayıp, aynı adresi verip, travestilerin çıngar çıkardığını, ortalığı birbirine kattığını söyledim! Ve sonra arabama atlayıp, olacakları izlemek için aynı adrese doğru sürdüm. Tam zamanında gitmiştim, iki ‘eşşolusu’ birbirlerine girmişken, altı-yedi polis onları ayırmaya geliyordu, tv. kameramanları da olayı görüntülüyorlardı.
Kendimi çok iyi hissettim. Öfkeyi kontrol etme mekanizması çok işe yaramıştı.
Google Arama:
Ocak 22nd, 2012 § § permalink
->
1. Napıyosun?
-Telefonla konuşuyorum..
-Aaa sizin telefon konuşuyo mu?..
2. Basamakta durmayın otomatik kapı çarpar, böler, karekökünü alır.
3. Hangi çiçek hem kafaya takılabilir, hem de içinde çamaşır yıkanır? Cevap: Fesleğen tabii ki de
4. Saç malanmaz, taranır…
5. Seven unutmaz olm, eight unutur…
6. 3 Japon sırayla uçaktan atlamış. Japonlar ölmüş,sıra ise kırılmış!..
7. 4 kişilik bi masa alcaktım vazgeçtim, kişiliksiz bi masa aldım!
8. Hadi oyun oynayalım.
Vazgeçtim, oymadan oynayalım!
9. Bir adamın ayakları tutulmuş, sonra da kulakları kiralanmış!..
10. iyi ki italya’da doğmamışız!.. Neden? Çünkü italyan’ca bilmiyoruz!..
11. Abi sizin araba ne malı? Alman malı! Bizimkide klimalı!!!
12. Adamın biri topalmış, karısı da oynamış…
13. Geçen gün arkadaşlarla fırında patates yiyorduk, fırın sıcak geldi bahçeye çıktık?
14. Soru: Yangın dolabını açarsan ne olur?
Cevap:Yang kızar…
15. Soru:Padişah, tahta çıkınca ne yapmış?
Cevap:Tahtayı yerine taktırmış…
16. Adamın biri yarın ölücem demiş. Yarmışlar ölmüş…
17. Bir adam intahar edecekmiş, vaz geçmiş.
iki adam intahar edecekmiş, were geçmiş!!!
18. Soru: insanları niye kafasına su dökerek uyandırırlar?
Cevap: Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır.
19. Oğlum hayırlı olsun. Araba almışsın.
Evet aldık.
Peki niye araba aldın? Kendine alsaydın ya !..
20. Adamın biri elli lira bulmuş ama AYAKLI lira bulamamış!!!!
21. Abü, duydun mu, 50 kişiyi taramışlar.
Yapma ya, nerde?
Marketin karşısındaki berberde
22. “iyi günler, Aslı’yla görüşebilir miyim?”
“Aslı evde yok! Fotokopisi var!”
23. Dört yüz yetmiş üç yüz yetmemiş
24. Köfteyle möfte arasında ne fark vardır?
cevap: Biri kıymadan yapılır diğeri mıymadan
25. Emel’in selamı var!
Hangi Emel??
26. Kavun diyip geçme çünkü parola kavun değil !!!
27. Yarasa yararlı bir hayvandır. Yararlı bir hayvan olmasaydı yaramasa derlerdi…
28. Geçen gün kamyonu sürdüm, Leonardo da Vinci
29. Fransızların nesi eksiktir ? “FRAN”ları tabii ki
30.Kalemi camdan atmışlar düşmemiş neden?
Pilot kalemmiş
31.8 in yarısı nedir?
3 tür
32.En terbiyeli masa hangisidir?
Ahlak masası
33.Adamın evine fare girmiş başka bi adamın evinede sol-si
34.Teknik direktör gözünü tutarak kıvranıyomuş neden?
Bi futbolcuyu gözünden çıkarmış
35.Adamın evine hırsız girmiş başka bi adamın evine hırlı
Google Arama:
Ocak 22nd, 2012 § § permalink
->
İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara’daki babasına
telefon etmiş.
“Baba, Merhaba.. Ben Lale….”
“Ooooo. Güzel kızım benim. N’abersin bakalım?…”
“Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla…”
“Hayırdır? Bir sorun mu var?…
Kız ağlamaya başlar; babası ise üzüntü ve meraktan
kafayı yemektedir: “N’ooldu kızım? Anlatsana…”
“Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş…”
“Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin de
boşanıyorsun?…” “Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya.
Ben onunla evlendim.”
“İyi halt ettin, zilli. Neyse, artık yapacak bir şey yok. Versin
mahkemeye, hemen boşanın…” » Read the rest of this entry «
Google Arama:
Ocak 19th, 2012 § § permalink

Kitabın Özeti
KONUSU: İnsan, ne kadar büyük acılarla karşılaşırsa karşı laşsın, yine de ümidini kaybetmemelidir. Kitapta, küçük yaşlarda kaçırılan bir çocuğun, uzun yıllardan sonra, ailesine kavuşması gayet güzel ve yalın bir şekilde anlatılmaktadır.
Abdullah Bey, inşaat çivisi imal eden bir fabrikanın sahibi idi. İşleri yerinde, evine bağlı bir hanımı, Osman isimli küçük bir de çocuğu vardı.
Bir gün, gündüz vakti, evine postacı kılığında bir soyguncu girip, evin hanımını bayıltarak çelik kasayı açtı. Para bulamayın ca, bu sefer de, ağladığı için sesini duyduğu bebeği kaçırmaya karar verdi. Çünkü eli boş dönmek istemiyordu.
Abdullah Bey İş yerindeydi. Çalan telefonu açınca, karşısın daki ses, çocuğunu kaçırdığını, karısının evde baygın bir şekilde yattığını, hemen evine gitmesini ve polise haber vermemesini söyledi. Şaşkın ve kararsızdı. Evi aradığında telefona cevap ve*rilmemesi kuşkularını artırdı ve hemen evine koştu. Hanımı peri şan bir vaziyette ağlamaktaydı. Sakinleştirmeye çalıştı. » Read the rest of this entry «
Google Arama:
Aralık 31st, 2011 § § permalink

Temel, televizyonda Türk dizilerinden birini izlerken telefon acı acı çalar …
Telefona bakan Fadime, kısa bir görüşmeden sonra telefonu kapatıp Temel”e seslenir:
—Cemal”in karusı ölmiştür da!!. Seni cenazeye çağrıyi..
Üzüntüsü yüzüne yansıyan Temel;
— Pu sefer citmecem fadüme…
—Olir mu Temelum? O senin en iyi uşağundur ha.
Temel biraz düşünür:
—Adam, üçüncü kez karısinun cenazesune çağrıyi Fadume. Pen onu bir kez pile davet edemedum. Ne yüzle cenazeye cideyrum da!!