iki günde oruç tutarım

Kasım 17th, 2011 § 0 comments § permalink

Kayserili bir işadamının yanına gariban birisi gelip ,iş sorar ne iş olursa ,ne söylenirse yapacağını söyler,hatta karıntokluğuna bile çalışırım der.Bizim uyanık Kayserili
-Tamam seni işe alırım,ama o dediğine olmaz çok istedin biraz indirim yap deyince :
-Gariban :
-Peki iki günde oruç tutayım der.

en zevkli vazife =)

Kasım 10th, 2011 § 0 comments § permalink

Subay gazionusunda bir sohbet sırasında albay birden arkadaşlarına sordu:

-’Sizce hayata en zevkli yerine getirilen vazife nedir?’

Herkes bir şey söyledi ve sonunda bunun ‘Kocalık vazifesi’ olduğunu söyleyen bir üsteğmen tartışmayı kazandı.

Üsteğmen eve dönünce karısına, kumandanın sorduğu suali anlattı. Karısı merak etti:

-’Ne dedin sen?’

-’İnsanın karısı ile.. Şey…’ dedi. Doğrusunu söylemedi. ‘Sinemaya gitmesidir’ dedim.

-’Neden öyle dedin şekerim? Doğruyu söylememişsin ki..’

Aradan bir hayli zaman geçti. Bir gün üsteğmenle karısı yolda giderlerken albaya rastladılar. Takdim faslından sonra, albay:

-’Hanımefendi kocanızın geçen geceki cevabından ötürü sizi tebrik ederim.’ dedi.

-’Siz ona bakmayın albayım. Doğrusunu söylememiş ki.. İlk seferinde yeni evliydik. Mecburiyetten oldu ikinci sefer sonuna kadar sabremedi bile. Üçüncüsünde ise uyudu kaldı. Şimdi ben de sinemaya gitmek istemiyorum.’

Google Arama:

savaşı kim kazandı

Kasım 10th, 2011 § 0 comments § permalink

Hemen herkes Marne meydan muharebesinin Mareşal Joffre tarafından kazanıldığına inandığı halde bir takımları bunun aksini ileri sürdüler.

Bir gün gazeteci Mareşalı görerek bu meseleyi sordu:

-’Marne meydan muharebesini kimin kazandığını söyleyebilir misiniz?’

-’Müsaade ederseniz buna cevap vermiyeyim yalnız şunu söyliyeyim ki eğer bu muharebe kaybedilmiş olsaydı bütün kabahat bana yüklenecek ve benim kellem burada olmayacaktı.’

sen ye torun ödesin =)

Kasım 10th, 2011 § 0 comments § permalink

bir gün bi dede bir restorantın önünden geçmiş. restorantın önünde sen ye torunun ödesin yazıyormuş. Dede şuraya giriyimde karnımı güzelce bi doruyum demiş.nasıl olsa ben ödemeyeceğim demiş.girmiş içeri bütün yemeklerden sölemiş.dede çıkarken garson para istemiş.dede:ama burda sen ye torunun ödesin yazmıyormu demiş.garsonda tamam yazıyo ama bi zamanlar senin deden de geldi burada yemek yedi onun parasınıda vermedi dede

niçin müzikten hoşlanıyoruz ???

Ekim 17th, 2011 § 0 comments § permalink

Müzik nedir? Düz biçimde konuşarak söylenebilecek bir şeyin değişik ses dalgaları ile söylenmesinden niçin hoşlanırız? Müzik niçin keyif veya tam aksi hüzün duygusu verebiliyor?

Müzik aslında ses dalgalarının, belirli kurallar içinde bir düzene sokulmasıdır. Bilindiği gibi, ses dalgalar halinde yayılır. Bir saniye içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder. Saniyede 260 dalga yapan, yani titreşen ses ‘Do’ notasıdır.

Bu şekilde 7 temel nota oluşur. Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si. Son notadan sonra, Do’nun titreşim sayısının bir katı kadar titreşimde daha ince bir Do gelir ki, bu iki Do arasına bir oktav denir. İşte bu oktav, gam, akort denilen matematiksel diziler, bir çeşit dizilerek müzik oluşturulur. Ancak tüm bunlar bize, bu matematiksel diziden bihaber, Afrika yerlilerinin, dağ başındaki çobanın enfes müziğini açıklayamaz.

Aslında kültürün müzik ve bundan alınan zevk üzerinde doğrudan ilgisi vardır. Doğu müziğinde yukarıda belirtilen matematik dizilerdeki perdelerin arasında karışık gezinilme, Afrika’da baş döndürücü ritimler, Avrupa’da ise notaların ideal düzeni öne çıkar. Ancak bunlar da, değişik müzik türlerine ilgi duyan bizlerin ve müziğin hoşlanılma nedenini açıklamaya yetmez.

Müzik ve dil yetenekleri birçok yönden birbirine benzemektedir. Bilimciler insanların müzik yeteneği kazanmalarının, konuşmaya başlamaları ile aynı zamanlara denk düştüğünü ileri sürüyorlar. Konuşma yeteneği şüphesiz daha iyi bir iletişim ve yaşama şansı avantajını getirmiştir ama müziğin hangi ihtiyacı karşıladığı hala meçhul.

Bebekler anlamlı kelimelere benzer sesler çıkarmaya başlarken aynı zamanda şarkı söyler gibi mırıldanmaya da başlarlar. Uzun ve karışık cümleler kurmayı becerdikçe, daha uzun ve karışık şarkıları söyleme yetenekleri de artar. Ancak beynin konuşmaya kumanda eden kısmında hasar olan hastaların konuşamamalarına rağmen müzik yeteneklerinin devam ettiği de görülmüştür.

Son zamanlarda, beynimizde müziği algılayan bir alıcı bulunabileceği tezi ileri sürülmektedir. Eğer bir gün bu alıcı bulunsa bile, bunun niçin beynimize konulduğunun sebebi yine anlaşılamayacaktır.

Öğretilme yoluyla bir çeşit dans yapabilen veya dans olarak algılanamayacak hareketleri olan canlıları saymazsak, doğada müzik ve ritim duygusu sadece insanda vardır. Bu özelliğin nedeni ise hala tam olarak açıklanamıyor.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with söylemek at Fıkra Espri Dünyası.