Ekim 7th, 2011 § § permalink
->
Adamın biri çok zenginmiş ve tek hobisi varmış oda bütün kuş türlerini toplayıp hayvanat bahçesi açmakmış ve hepsini toplamış birgün belgesel seyrederken tanzanyada hiç görmediği bir kuş türü görür neslinde sadece üç tane kalmıştır hemen oraya gider ve ormana tam girecekken ordan birisi ona ormana tek giremezsin vahşi hayvan dolu der peki nasıl girecem der adam ilerde bir tane avcı var o götürürse götürür der adam avcının yanına gider beni ormana götür der avcı ben oraya girmem der adam ona sana istemediğin kadar para verecem der avcı düşünür tamam der ormana girerler üç kuşu görürler üçüde bir ağaçtadır avcı tüfeğine uyuşturucu kurşun koyar kuşa eteş eder kuş yere düşer köpek avı almaya gider ama köpek hangi av olursa olsun becermeden getirmez kuşu siker getirir avcı ikinci kuşu vurur köpek hemen koşar onudabecerir getirir avcı üçüncü son kuşa nişan alır ama ağaçların dallarından bir türlü vuramaz avcı adama tüfeği verir şöyle der ben ağaca çıkacam dalı kaldıracam sende kuş düşerse vuracaksın ben düşersem hemen köpeği vuracaksın
Google Arama:
Ekim 7th, 2011 § § permalink
->
Adamın biri her gün ormana avlanmaya gidiyormuş. Gene elinde tüfeğiyle avını beklerken, ilerde çalıların kıpradıgını görmüş. Ateş etmiş fakat birde ne olsun? çalıların arkasındaki ayıyı götünden vurmuş. Ayı çok sinirlenip hemen bunu yakalayıp becermiş. Adam ikinci gün gene ormana avlanmaya gitmiş. Yanlışlıkla gene aynı ayıyı götünden vurmuş.Ayı gene çok sinir olmuş ve bunu bir güzel becermiş.Üçüncü gün adam gene ormanda yanlışlıkla ayıyı vurmuş. Ayı bunun üzerine adamı becermeyip aksine çok sakin bir şekilde adamın yanına yaklaşıp sormuş: ‘Yaw kardeşim sen bu ormana ne yapmaya geliyorsun?’ Adam: ‘Avlanmaya geliyorum’ demiş. Bunun üzerine ayı: ‘Sen avlanmaya değil becerilmek için geliyorsun’ demiş.
Eylül 27th, 2011 § § permalink
->
Şapka satarak gecinen bir adamin yolu birgun bir ormana duşmuş… bi sure yurudukten sicaktan ve yorgunluktan bunalmiş, bir agacin altina oturmuş,
Şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş, ve uykuya dalmiş… Birkac saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmiş.. bir de bakmiş ki yanindaki sepet bomboş, şapkalar gitmiş..!!
Bir de kafasini kaldirip agaca bakmiş ki, agacin dallarinda bi suru maymun, herburak birinin kafasinda adamin şapkalari…. adam duşunmeye başlamiş:
“Ben şimdi napicam, şapkalari bu maymunlardan nasil alicam…?”..
Duşunceli bi şekilde kafasini kaşirken bi bakmiş maymunlarda adamin taklidini yapiyolar kafalarini kaşiyolar… adam ellerini havaya kaldirmiş , maymunlar da aynisini yapmişlar.. derken adam napicagini bulmuş.. kendi başindaki şapkasini cikartip yere atmiş, tabi maymunlar da kafalarindaki şapkalari hemen yere atmişlar..adam boylece butun şapkalari toplayip sepetine koymuş…
Aradan 50 yil gecmiş… artik adamin bir torunu varmiş, o da dedesi gibi şapka saticisi olmuş… gunlerden birgun onun da yolu ayni ormana duşmuş. hava yine cok sicakmiş ve genc adam bir agacin altina oturmuş, şapkalarla dolu sepetini yanina koymuş ve uykuya dalmiş…. bir saat sonra uyanmiş bir de bakmiş sepetin icinde şapkalar yok?!?!.. derken tuhaf sesler duymuş bir de kafasini kaldirmiş ki agacin ustunde bi suru maymun, hepsinin kafasinda birer şapka…. adam duşunmuş:
“Dedem yillar once bana bir hikaye anlatmişti… napicagimi cok iyi biliyorum….
“Adam kafasini kaşimaya başlamış, maymunlar da aynisini yapmişlar… adam ellerini havaya kaldirmiş, maymunlar da ellerini kaldirmiş…. ve adam gulumseyerek kendi başindaki şapkayi cikarmiş yere firlatmiş. o anda maymunlardan biri agactan inmiş , adamin yere attigi şapkayi kapmiş, adama da bi tokat atmişve :
“Sadece senin mi deden var lan !..??”
Google Arama:
Haziran 8th, 2011 § § permalink
Adamin biri ormanda bir geziye çikiyor ve kayboluyor. Iki gün geçiyor. Adam düzlük bir yere geliyor. Bir bakiyor büyük bir ev. Hemen kosup kapiyi çalior. Kapiyi yasli bir çinli açiyor.
-Amca ben tanri misafiriyim. Ormanda kayboldum. Iki gündür durumum sudur budur anlatiyor. Çinli de:
-Seni evime alirim ama bir sartla kizima sarkmiyacaksin yoksa sana üç çin iskencesi uygularim diyor. Zaten açlik ve susuzluktan kadin düsünecek hali olmayan adam hemen kabul ediyor. Eve giriyor dinleniyor aksam yemekte kizi görüyor. Afet bir hatun. Gece herkes yattiktan sonra gizlice kizin odasina giriyor. Isini bitirdikten sonra odasina dünüp uyuyor. Sabah karninda bi aciyla uyaniyor bir bakiyor karninda dev bir kaya. Üzerinde de bi kagit:
- 1.çin iskencesi. Adam zar zor tasi kaldiriyo. Camdan disari atiyor. Kaya asagi düserken adam kayaya bagli bir ipinde kayayla beraber asagi gittigini göruyor. Bi bakiyor ipin üzerinde bir kagit:
- 2.çin iskencesi. Lan gene noluyor diye bakinirken ipin diger ucunun sag testisine bagli oldugunu farkediyor. Camdan asagi bakiyo. Cok yuksek. Simdi burdan asagi atlasak kolumuz bacagimiz kirilir ama tasagi kurtaririz diyo atliyo. Adam duserken, havada ucusan bi kagit goruyo. Adam yakaliyo kagidi, uzerinde bi yazi: – 3.çin iskencesi (NOT: Obur tasaginida yatagin bacagina bagladim)
Mayıs 19th, 2011 § § permalink
Bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş.
Evrim ne güzellikler yaratıyor! diye düşünüp mest oluyormuş,
Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış.
Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha hızlı
olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın
ayağı yerdeki bir dala takılmış, Ayı adamın üzerine atlamış, Pençesini
kaldırmış, Tam vurmaya hazırlanırken adam “Allah’ım! diye bağırmış.
Bir anda zaman durmuş ayı donmuş, Ormandaki nehir bile akmaz olmuş bir anda
orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış.
Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
“Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın,
sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu
saymalıyım?” demiş.
Adam utanç içinde: “Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık,
ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?” demiş.
“Peki” diye karşılıkvermiş ve ışık kaybolmuş.
Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş.
Ayı iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış;
“Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere..