Ocak 29th, 2012 § § permalink
->

Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;
‘Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin? ‘
… anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.
Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar.
Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.
Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.
Genç, annesine dönerek; ‘Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim? ‘
anne, büyük bir kararlılıkla; ‘Kızıl saçlı olanla evleneceksin’
Genç çok şaşırmış; ‘Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet’
‘İçlerinden bir tek onu sevmedim’
Kasım 2nd, 2011 § § permalink
->
Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. “Ne yazık ki tatil sona erdi…” Yönetici şaşırır ve üzülür. “Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?” İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: “Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış…”
Google Arama:
Ekim 28th, 2011 § § permalink
->
Adamın biri bir gün çölde gezerken yolunu kaybetmiş ve kurtulmanın yollarını ararken bu sıra acıktığını hissetmiş ne yapmalı ne etmeli derken aklına kendi aletini kesip yemek gelmiş ve tam aletini kesmek üzereyken aniden garip bir ses; – “Aklını kullan aklını kullan“ diye bağırmış. bizimki etrafına bakmış kimsecikler yok düşünmüş düşünmüş bir şey bulamamış ve vazgeçmiş kesmekten kalkıp yoluna devam etmiş biraz daha ilerledikten sonra yine acıktığını hissetmiş ve yine aletini kesip yemeyi düşünmüş yine tam kesmek üzereyken aynı garip ses; – “Aklını kullan akılını kullan“ diye bağırmış. bizimki yine düşünüp taşınmış ve bir şey gelmemiş aklına, kalkıp yoluna devam etmiş biraz daha ilerledikten sonra akşamı getirmiş ve artık dayanacak gibi değil çok fena acıkmış bu sefer direk kesip yemiş kendi aletini, tam bitirmek üzereyken yine o garip ses bu seferde; – “Ben sana aklını kullan dememişmiydim kaldırıp yeseydin iki porsiyon ederdi“ demiş.
Ekim 13th, 2011 § § permalink
Adamın biri her eve geldiğinde sorgusuz sualsiz sevişmeden hemen karısıyla ilişkiye girdikten sonra arkasını dönüp yatıyormuş. Uzun bir süredir devam ediyormuş bu . Bir gün kadın evde tek otururken bir filim izliyor filimde geç bir kadın ve erkek sevişmek için odaya giriyorlar kadın `sevişmeden önce beni uyarırmısın` diyor adamda. Adam da kadını öpüp okşamaya başlıyor ve ardından imrenilecek şekilde beraber oluyorlar. Bunu gören kadın akşam kocası eve gelince tam yanına yaklaştığı sırada kadın: – Dur! önce beni uyarmanı istiyorum diyor . Adamda yüzünü çevirerek sinirlenip “tövbe tövbe“ der ve arkasını döner yatar . Sabah olur adam işe gitmek için kalkar ve karısıda onu yolcu etmek için kapıda bekler. Adam çıkar kadın kapıyı kapatır. 5 dakika sonra kocası tekrar kapıyı çalar ve karısına derki sinirli bir şekilde: – Bak karı seni UYARIYORUM akşam gelince seni becericem. UYARMADI deme sonra.
Ekim 12th, 2011 § § permalink
Bir gün, dünyanın kendi ekseni etrafında bir dönüşü tamamladığında geçen süredir. Bunu herkes bilir. Aslında tam da öyle değildir. Çünkü dünya kendi ekseni etrafında dönüşü sırasında
yörüngesi üzerinde güneşin etrafında da döndüğünden, güneşten bakıldığında bir tam devri için geçen süre farklı gözlemlenir.
Neyse şimdi biz bunu karıştırmayalım ve bugün bütün dünyanın kabul ettiği zaman sistemine bakalım;
o Bir yıl 12 aydır.
o Bir yıl 52 haftadır
o Bir ay 28-31 gündür.
o Bir ay 4-5 haftadır.
o Bir hafta 7 gündür.
o Bir gün 24 saattir.
o Bir saat 60 dakikadır.
o Bir dakika 60 saniyedir.
o Bir saniye 100 mili saniyedir.
Görüldüğü gibi, bir gün kaç saniyedir diye sorulduğunda bile kafadan hesaplanamayacak kadar karışık bir bölünme. Önce gün 24′e, sonra 60′a, sonra bir daha 60′a bölünüyor. Saniyeden sonraki bölünmeler ise ondalık sistemle gidiyor. İşte çocukların zaman hesaplarında zorlanmalarının sebebi.
Bir günde niçin 24 saat olduğunu kimse bilmiyor. Bu rakamın güneş saatini ilk kullanan Mısırlılardan kaynaklandığı sanılıyor. Yere dikilen yüksek bir taşın gölgesi sabah batıya, akşam doğuya düşüyordu ve Mısırlılar bu arayı altıya bölmüşlerdi. Dolayısı ile bir gün 24 bölüm oluyordu.
12 sayısı 2, 3, 4 ve 6 ile bölünebildiğinden, o zamanlar en çok kullanılan sayı birimi idi ki, bugün bile düzine adı altında sayı birimi olarak kullanılmaktadır.
Mısırlılar ayrıca 30 günlük ay ve 360 günlük yıl takvimini uyguluyorlardı.
Bugün bir dairenin 360 dereceye bölünmesinin sebebinin de bu olduğu sanılıyor.
Yaklaşık 3 bin yıl önce, bugün Irak olarak bilinen yerde yaşayan, Babilliler ise 60 sayısını matematik sistemlerinde temel olarak almışlardı. 2, 3, 4, 6, 12, 15, 20 ve 30 ile bölünebilen ve 360′ı da bölen bu sayı dakika ve saniyenin birimi olarak alındı. O zamanlar için onluk sistem, yani on sadece 2 ve 5′e bölünebilen zavallı bir sayı idi.
Saniyenin bölümleri ise o devirlerde ölçülemiyordu, ölçülebilmeye başlandığında ise dünya ondalık sisteme geçmişti ve bu esas alındı.
