Sivrisinekler!

Şubat 9th, 2012 § 0 comments § permalink

Sivrisinek Deyip Geçme!

• Dişi sivrisinekler, yaşamları boyunca 3,000 kadar yumurta yumurtlayabilirler.
• Dişiler 60–90 gün yaşar. Erkekler 2–3 gün yaşar.
• Dişiler kanla beslenir; kan, yumurta yumurtlayabilmek için gereklidir.
• Sivrisinekler uçarken çiftleşir.
• Erkekler yalnızca bitki özsuları ile beslenir, bizi dişiler sokar
• Sivrisinekler saatte yaklaşık 2,5 km hızla uçarlar.
• Saniyede ortalama bir sivrisinek kanatlarını 500 defa çırpar.
• Sivrisinekler kendinizi ne kadar korumaya çalışsanız da yine de ufak bir demir para kadar bile açık bıraktığınız alanı sezebilir.
• Sivrisinekler sokacağı canlıyı gözleriyle ve o canlının yaydığı kızılötesi radyasyon, karbondioksit ve laktik asit ile tespit eder.
• Sivrisineğin, soktuğu yerde salgıladığı salyası, emdiği kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde içerir ve ısırık yerinde kaşıntıya neden olan bu salyadır.

Temel düz mantık fıkrası

Ocak 29th, 2012 § 0 comments § permalink

Temel düz mantık fıkrası

 

Temel bir gün yarışmaya girer ve birinci olur. Buna da ödül olarak düz mantık kitabı verirler. Tabi temel de düz mantık ne diye anlamaz ve ödülü veren kadına sorar. Kadın başlar anlatmaya:
+Evinde akvaryumun var mı ?
-Evet var.
+O zaman içinde su da vardır.
-Evet var.
…+Su varsa balık da vardır.
-Evet
+Hayvanları da seviyorsun demek ki.
-Evet seviyorum.
+Hayvanları seviyorsan insanları da seversin.
-Evet
+O zaman sevdiğin bir kadın da vardır.
-Evet var.
+Bak gördün mü gay değilsin demek ki.

Bu Temel’in hoşuna gider alır kitabı eline eve doğru gitmeye başlar. Yolda Dursun’u görür. Dursun sorar,
+Temel o ne ?
-Kitap, düz mantık kitabı.
+Nasıl bi şey bu düz mantık anlat bakayım bana.
-Bak şimdi sizin evde akvaryum var mı ?
+Yoo hayır yok.

-O zaman sen gaysin. :)

 

Trakyalılar cehenneme düşerse

Ocak 29th, 2012 § 0 comments § permalink

Trakyalı cehenneme düşerse ne olur

Adamın biri cehenneme düşmüş sıra beklerken şöyle bir gezeyim demiş Cehennem de zebaniler kazanın başında duruyormuş, her kafasını çıkaranı tekrardan kazana geri sokuyormuş.. İlerlerken birde bakıyor ki bir kazan boş başında  kimse  durmuyor.  Sonra merak etmiş adam sormuş zebani’nin birine …

-Neden bu kazanın başında kimse yok..

zebani cevaplamış;

-Burada Trakyalı lar var.

Biri kafasını dışarı çıkarmaya çalışırsa öteki bacağından yakalayıp içeri geri çekiyor.. :) Bunlar bizden zebaniiii…:)))

Evlenmeye karar verdim

Ocak 29th, 2012 § 0 comments § permalink

Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;
‘Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin? ‘
… anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.
Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar.
Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.
Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.
Genç, annesine dönerek; ‘Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim? ‘
anne, büyük bir kararlılıkla; ‘Kızıl saçlı olanla evleneceksin’
Genç çok şaşırmış; ‘Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet’
‘İçlerinden bir tek onu sevmedim’

Ego Nedir nedendir

Ocak 28th, 2012 § 0 comments § permalink

Latince bir kelime olan Ego, ben, benlik, kendilik demektir. Ego, egoizm, bencillik, id ve superego kelimeleriyle ilişkilidir. Egonun, bireyi diğerlerinden ayırt eden göreceli, soyut bir varlığı vardır. Ego insanın hem özne boyutunu tanımlayan irade, bilinç ve vicdanı hem de onun nesne boyutunu tanımlayan, dürtülerini, iç isteklerini, tutkularını, içsel enerji kaynaklarını içine alan çok boyutlu komplekstir. Yapısı emergent özellikte olduğundan, parçaların bütünleşmesi, etkileşimi ve gelişimi sonucunda görünür hale gelen misali varlıktır. Göreceli hakikatler üzerinden kıyas yoluyla, mutlak gerçekliği, anlama aracı olan egonun varoluş fonksiyonları, organizmanın kendi sınırlarını bilme kapasitesinden, deneyimlerinden bilgi toplayıp çıkarımlarda bulunmasından, içinde yaşadığı çevreye uyum sağlama kapasitesinden türevlenir. Bu kapasiteler, içgüdüsel olarak, dürtüler halinde diğer canlılarda değişik seviyelerde bulunur. Ancak insanda bu kapasiteler, dürtüler, istekler, eğilimler, biyopsikososyal gelişim esnasında ego dediğimiz bir yapı şeklinde kristalize olup örgütlenirler. Ego, hem öznel hem de toplumsal yaşamında, bireyin kendini tanımlayıp, anlamlandırabileceği ve koruyabileceği içsel olarak işleyen bir referans noktası oluşturur. İnsan benliğinin(kendiliğin) bir bileşeni olan Ego, sosyal çevreye uyumla ve sosyo-kültürel etkilerle modifiye edilip şekillenen kristalize olan(inşa edilmiş) benlik katmanıdır.

Dinamik bir matriks olan ego çevreden gelen uyarıları, bilgileri filtre edip, yapılandıran işlemlerden oluşur. İnsanda arka planda otomatik olarak işleyen algılayıcı, seçici, düzenleyici ego sistemi, gerçekliğin filtresi ve editörüdür. Çevreden insana gelen uyarılar, ego filtrelerinde süzülüp, kontrolden geçtikten sonra, cevap üretilir. Egonun kendisi değil, düşünce, duygu ve davranış tarzları şeklinde etkileri gözlenebilir. Egonun şekillendiği sosyokültürel çevrenin inanç sistemleri ve ahlak anlayışı, onun gerçekliği filtre ve kontrol etme fonksiyonlarını etkiler. Bireyi ötekine karşı içsel koruyucu ve düzenleyici olan ego, iç ve dış gerçekleri, ya göz ardı eder, ya inkar ya da tahrif eder. Otomatik olarak işleyen ancak irade ve bilinçle kontrol edilebilir olan bu mekanizmalar, psikolojide ego savunma sistemleri olarak adlandırılır. İnsanların her biri, farklı ego filtrelerine ve kişilik ekranlarına sahiptir.

» Read the rest of this entry «